
Andropoz genel itibariyle erkeklerde yaşlılıkla birlikte testosteron seviyesinin düşmesiyle birlikte ortaya çıkan semptomlara verilen addır. Her ne kadar zaman zaman kadınlarda görülen menopozla eşdeğer olarak kabul edilse de andropoz menopozdan oldukça farklıdır. Erkeklerde andropoz görülme yaşı olarak net bir yaş literatürde belirlenmiş olmasa da yapılan araştırmalarda 40 yaşından itibaren testosteron hormonunun düşüşe geçmesiyle birlikte andropoz belirtilerinin görülmeye başlayabileceği ortaya koyulmuştur.
Erkeklerde Andropoz Belirtileri
Andropozun sık rastlanan belirtileri şu şekilde sıralanabilecektir:
- Sabah Ereksiyonlarında azalma,
- Cinsel ilişki için yeterli ereksiyona ulaşamama veya cinsel ilişki süresince ereksiyonu devam ettirememe (Erektil Disfonksiyon),
- Cinsel ilişkiden alınan memnuniyette azalma, ereksiyon kalitesinin düşmesi,
- Sinirlilik, Yorgunluk, Anksiyete,
- Depresyon, odaklanma ve karar vermede zorluk yaşama,
- Karın bölgesinde yağlanma artışı,
- Vücut kıllarında azalma,
- Kemik mineral yoğunluğunda azalmaya bağlı osteoporoz,
- Ateş basmaları, terlemeler,
- Kas kütlelerinde azalma ve gücün azalması,
- Yüksek Tansiyon ve kalp krizi riskinde artış.
Erkeklerde Andropoz Yaşı
Erkeklerde andropoz yaşı olarak net bir yaş ifade edilememektedir. Ancak erkeklerin 40 yaşından itibaren erkeklik hormonlarında düşü başladığı ve bu seviyenin 50 yaşına kadar ortalama %10 oranında düştüğü bilinmektedir. 50 yaşından sonra ise yapılan araştırmalarda testosteron hormonunda her yıl ortalama %1 oranında bir düşüş yaşandığı ortaya koyulmuştur. Bununla birlikte yaşa bağlı olmaksızın da bazı durumlarda erkeklerde testosteron seviyesi düşebilmekte ve andropoz yaştan bağımsız olarak oluşabilmektedir. Bu etkenleri de şu şekilde sıralayabiliriz;
- Şeker hastalığı, yüksek tansiyon gibi bazı kronik hastalıklar,
- Obezite,
- Genetik bozukluklar,
- Aşırı alkol tüketimi,
- Stres,
- Hormonsal bozukluklar,
- Testiste meydana gelen travmalar,
- Bazı ilaçların kullanımı ve bazı vitamin, mineral ve proteinlerin eksik alınmasından kaynaklı olarak oluşan hastalıklar(malnutrisyon).
Dünya genelinde insanların yaşam sürelerinde meydana gelen ortalama uzama da andropoza ilişkin sorunların günümüzde daha sıklaşmasına neden olmaktadır. Yapılan bir araştırmada Türkiye’de 40-70 yaş arasında olan erkeklerin %52 oranında cinsel aktivitelerinde ve cinselliğe karşı ilgilerinde bir azalma olduğu ortaya koyulmuştur. Ancak Türkiye’de cinsel rahatsızlıklarda hastanelere başvuruların azlığı nedeniyle bu sayının bu rakamın da üstünde olabileceği düşünülmektedir.
Andropoz Tedavisi
Cinsel aktivitelerde azalma ve cinsel ilginin azalması gibi şikâyetlerle hastaneye başvurulduğunda hekimler öncelikli olarak fiziksel muayene yapar ve hastanın durumunu kendisinden dinlerler. Burada önemli olan husus hastanın hekimlere karşı utangaç davranmayarak yaşadığı durumu doğru bir şekilde anlatabilmesidir. Ülkemizde cinsel rahatsızlık yaşayan erkeklerin genellikle utangaç bir tavır sergiledikleri görülmektedir. Hekimler hastayı dinledikten ve fiziksel muayenelerini tamamladıktan sonra hastanın testosteron seviyesini ölçmek için kan tahlili isterler. Kan tahlilinde değerlerini gördükten sonra da eğer hastanın yaşamış olduğu problemler testosteron seviyesinin düşüklüğünden kaynaklanıyorsa hastaya göre bir tedavi planı oluştururlar.
Andropoz tedavilerinde ana amaç hastanın testosteron seviyesini yükseltmektir. Bu nedenle uygulanan ilaç tedavileri, bio-identical hormon tedavileri ve ESWT Şok dalga Tedavisi gibi yöntemler kullanılmaktadır. Bununla birlikte sentetik erkeklik hormonu içeren enjeksiyonlar, haplar, kremler, jeller gibi testosteron seviyesini artırmaya yönelik başka yöntemler de bulunmaktadır.
